Başa

MEME KANSERİ

Meme Kanseri »
Tedavi Yöntemleri » Cerrahi

CERRAHİ



Meme kanserinde cerrahi işlem kanserli olan tümörün memeden veya kanseri içeren meme dokusunun tamamının vücuttan alınması şeklinde tanımlanabilir.Meme kanserinin yaygın görülmesi,tedavi yöntemlerinin değişmesi,farkındalığın artışı ve böylece erken dönemde meme kanseri tanısı alınması,tedavi yaklaşımında bireye özgü tedavilerin geliştirilmesi ile son yıllarda onkolojik güvenliği yüksek,estetik sonuçları iyi,yaşam kalitesinin ve hastanın psikolojisinin önemsendiği yüksek oranda sağkalımın olduğu cerrahi tedavi yaklaşımları vardır.

Meme kanseri tanısı konulan hastanın kanser evrelemesi yapıldıktan sonra hastaya öncelikle meme kanseri cerrahisi ile ilgili bütün yöntemler anlatılmalı daha sonra hastaya uygun olan tedavi şekli hastaya sunulmalıdır. Tedavi seçeneklerinde hastanın yaşı,kanserin boyutları ve yaygınlığı,psikososyal durumu,yandaş hastalığının varlığı ve kadının istek ve beklentileri dikkate alınarak tedavi kararı hasta ile birlikte verilmelidir.Eğer hastaya onkoplastik cerrahi işlemi yapılacak ise hasta plastik cerrahi uzmanı ile değerlendirilmelidir.

"Meme kanseri konusunda bilinçli ve erken tanı programlarına katılmış olan kadınlar, uygun ve hassas bir tedavi ile ödüllendirilmelidirler; ağır ve sıklıkla kabul görmeyen tedaviler uygulanmamalıdır."

Dr. Umberto Veronesi
(İtalya Eski Sağlık Bakanı, Meme cerrahı)

Meme kanseri tedavisinde koruyucu meme cerrahisi, memede onkoplastik cerrahisi ile ilgili bir çok yeniliğin öncüsü olan Dr. Umberto Veronesi; rutin kontrol programlarına tam bir ciddiyetle ve aksatmadan devam eden kadınların meme kanserine yakalandıkları zaman memelerinin tamamen alınması yerine; çok daha güzel memelerle ameliyathaneden çıkabilecekleri tedavilerle ödüllendirilmeleri gerektiğini vurgulayan önemli bir cerrahtır.

Modern meme cerrahisinde temel amaç meme kaybına yol açmadan meme kanserini tedavi etmektir.



MEMEYE YÖNELİK UYGULANAN CERRAHİLER


MEME KORUYUCU CERRAHİ


Erken tanı yöntemleri, kadınlarda meme kanseri konusunda oluşan bilinç düzeyi, kendi kendine meme muayenesi tekniklerinin öğrenilmesi ve kullanılması hastalığın erken evrelerde yakalanması,doktorların hastaların yaşam kalitesini önemseyen yaklaşımları meme koruyucu cerrahinin uygulanması için imkan vermektedir.

Radyoterapi ve kemoterapi yöntemlerinde kaydedilen gelişmeler sonucunda, önceleri uygulanan geniş ameliyatlar (mastektomi) yerini daha fazla meme derisi (meme derisi koruyucu) ve meme dokusu (meme koruyucu) korumaya yönelik ameliyatlara bırakmıştır.

Ayrıca kanser tedavisi yaklaşımında hekimler artık sadece kanserin kontrolünü değil, hastanın yaşam kalitesini korumayı ve yükseltmeyi amaç edinen yöntemler üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bütün kanserlerin cerrahi tedavisinde olduğu gibi meme kanserlerinde de temel amaç tümörlü dokunun temizlenmesi ve hastanın hayatının kurtarılmasıdır. Diğer organ kanserlerinden farklı olarak, meme kanserli hastaların sıkıntısı, sadece kanser tanısının yarattığı sorunlar değildir.

Memenin ameliyatla alınması (mastektomi)sonucu beden bütünlüğü bozulduğu için beden imajındaki değişim sonucunda çoğu kadında ağır olumsuz psikolojik etkiler görülmektedir. Meme kaybı sonrası kadınlarda, sıklıkla depresyon ve başka duygulanım bozuklukları, cinsel istek kaybı, beden algılamasında bozulma, dişilik özelliklerini kaybetme korkusu, hastalığın tekrarlamasına ilişkin endişeler, uygun giysi bulmada güçlük ve sütyen şeklinde dışardan uygulanan meme protezlerinin yarattığı sıkıntılar gibi bir dizi psikososyal sorunlar gözlenmektedir.

Kanser tanısı aldığında kişinin yaşamının kırılma noktasının bu kadar yakınında olduğunu hissetmek, çok yönlü sorunlarla baş edebilmek ve “hayatı yaşamaya değer kılmaya” çalışmak çoğu zaman kadınları daha duygusal ve daha kırılgan hale getirmektedir.

Bu açıdan meme kanseri tanısı alan hasta ve yakınlarının aceleci yaklaşımı yerine tedavi seçeneklerinin etraflıca konuşulduğu, tartışıldığı ve olumlu destek alındığı bir şekilde tedaviye başlamak gerekir.

Meme koruyucu cerrahi ameliyatı nasıl yapılır?



Meme koruyucu cerrahi memede sadece kanserli olan alanın sağlam meme dokusu ile birlikte çıkarıldığı ve memenin korunduğu cerrahi işlemdir.Uygun olan hastaya doğru tekniklerle yapılırsa son derece iyi onkolojik güvenliği olan ,kozmetik sonuçları iyi olan,hastanın yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyen meme cerrahisi işlemidir.

Meme koruyucu cerrahide ameliyat sırasında hasta uyurken sağlam meme dokusu ile beraber çıkarılan kanserli kitle önce radyolojik olarak incelenir.(Spesmen mamografisi çekilir). Daha sonra patolojik incelemeye gönderilir.Deneyimli olan patolog çıkarılan dokuyu frozen section (donuk kesit)yöntemi ile dondurarak kitlenin etrafından ince kesitler yaparak 30-45 dakika içerisinde CERRAHİ SINIR dediğimiz kitlenin sınırlarını inceler.Cerrahi işlemin bu kısmı çok önemlidir.Patolojik inceleme sonucunda cerrahi sınırda kanser hücreleri yok ise memeye yönelik cerrahi işlem tamamlanır.Cerrahi sınırda kanser hücreleri varsa sınır biraz daha genişletilir.Halen sonuçta tümör hücreleri mevcutsa ameliyatın şekli değiştirilir ve meme dokusu tamamen çıkarılır.Cerrahi sınırın temiz olduğu durumlarda kitlenin çıkarıldığı boşluk içerisine ileride radyoterapi sırasında daha yoğun ışınlanması için(hastalığın meme içerisinde yineleme riskini azaltmak amacıyla)ince metalik klips dediğimiz milimetrik boyutta kancalar yerleştirilir.(bu kancaların hastaya herhangi bir yan etkisi yoktur).Bu klipslerin görevi ışın tedavisinin tümörün çıkarıldığı alanı daha yoğun ışınlaması içindir.Eğer kitle alındıktan sonra memede ciddi boyutta şekil bozukluğu (deformite) oluşacak ise boşluk onkoplastik cerrahi işlemlerden biri olan memenin kendi dokusu kullanılarak yapılan kaydırma (intraglandüler flep)işlemi ile doldurulabilir.Günümüzde meme koruyucu cerrahi işlemi hasta memnuniyeti oldukça iyi ameliyatlardandır.

Meme koruyucu cerrahi işlemi her hastaya uygulanamaz.Meme koruyucu cerrahi işlemi için tümör dokusunun meme içerisinde tek odaklı olması,tümör meme oranının uygun olması(küçük boyutlu bir memede büyük çaplı bir tümör olduğu zaman geride kalan meme dokusunun hacmi yeterli olmayacağı için) ve hastanın tercihi gibi faktörler değerlendirilir.Ayrıca daha önce radyoterapi gören,bağ dokusu hastalığı tanısı alanlarda,erken dönem gebeliği sırasında meme kanseri tanısı alanlarda,inflamatuar meme kanserinde uygulanamaz.Bazen neoadjuvan tedavi dediğimiz cerrahi öncesinde ilaç tedavisi uygulayarak büyük çaplı tümörleri küçülterek meme koruyucu cerrahi uygun olan hastaya uygulanabilir.

Meme kanseri tanısı alan hasta meme cerrahı ile meme koruyucu cerrahi seçeneğini mutlaka beraber değerlendirmelidir.



MASTEKTOMİ

Mastektomi; memenin meme ucu ile beraber tamamının alınması işlemidir.Mastektomi günümüzde sadece meme dokusunun alındığı basit mastektomi ve modifiye radikal mastektomi dediğimiz meme dokusu ile beraber koltuk altı lenf bezelerinin çıkarıldığı ameliyat şekli olarak gruplandırılabilir.Mastektomiler sonrasında ameliyat alanı düz olur ve genellikle yatay bir çizgi şeklinde kesi izi olur.Mastektomi tümörün meme içerisinde dağınık olduğu durumlarda,tümör dokusunun meme cildini içine aldığı (meme derisinde kanser hücreleri vardır)olgularda,inflamatuar meme kanserinde (lokal ileri evre meme kanseridir.meme cildi iltihaplı gibi görünür),meme kanseri için meme koruyucu uygulanmış fakat kanser meme içerisinde tekrarlamış olan hastalarda,radyoterapi uygulanamayacak olgularda önerilir.

Mastektomiler geçmişte yaygın olarak uygulanan klasik ameliyatlardır.Günümüzde onkolojik tedavilerde olan gelişmeler sayesinde hastanın yaşam kalitesininde önemsendiği cerrahi yöntemlerin daha minimalize edildiği işlemler uygulanmaktadır.Mastektomi olacak kadınlarda cilt koruyucu mastektomi dediğimiz meme derisinin ve çok özel koşullarda meme ucununda korunduğu meme başı koruyucu mastektomilerde uygulanmaktadır.İnflamatuar meme kanseri olmayan ve tümörün cilde ve meme başına yayılmamış her olgu cilt koruyucu mastektomiye adaydır.Cilt koruyucu mastektomi uygulanan hastalarda ameliyat sırasında plastik cerrahi ekibi ile birlikte eşzamanlı olarak meme içi boşaltıldıktan sonra hastanın kendi öz dokuları ile (tercihen karından veya sırttan alınan dokularla) veya implant dediğimiz protezlerle meme onarımı yapılır.Bu grup ameliyatlar klasik mastektomiler kadar onkolojik güvenliği yüksek ameliyatlardandır.

CİLT KORUYUCU MASTEKTOMİ

Meme kanseri cerrahisinde son yıllarda popülarize olan cerrahi yöntemdir.Bazı hastalarda tümörün meme cildini içine almadığı durumlarda meme derisinin büyük bir kısmı korunarak meme içi boşaltılır ve eş zamanlı olarak hastanın kendi dokuları ile (karından veya sırttan ) veya implant dediğimiz protezler ile meme onarımı tamamlanır.Bu yöntem ile hasta tek bir seansda meme dokusunun yerine hastayı tatmin eden düzeyde bir meme şekline kavuşmuş olur.Böylece memenin alınmasına bağlı olabilecek kimi hastalarda görülen olumsuz etkileri engellemiş oluruz.Hastalarda ameliyat yerinde daha az yara izi ve iyi bir estetik sonuç elde edilir.

MEME UCU KORUYUCU MASTEKTOMİ

Son yıllarda uygulanan meme başının ve meme cildinin beraber korunduğu meme içinin boşaltılarak meme onarımının plastik cerrahi yöntemlerle yapıldığı ameliyat şeklidir.Meme ucu koruyucu mastektomiler genellikle erken evre tanı alan meme kanserinde ,tümörün küçük ve meme başından uzak yerleşimli olgularda tercih edilir.Ameliyat sırasında meme ucunun altından ince bir doku örneği frozen section (donuk kesit ) denilen hızlı patolojik incelemeye gönderilir.Eğer meme ucunda kanser hücreleri görülmez ise meme ucu korunur.Hastalık varsa meme ucu feda edilir.Meme ucu koruyucu mastektomilerde meme ucunun kanlanması ve sinirsel uyarımı bazen değişebilir.Buna bağlı olarak meme ucunda şekil bozukluğu,renk değişikliği,his kaybı ve duyarlılığında azalma bazen gelişebilir.Meme ucu koruyucu mastektomi işlemi öncesinde kanserin meme içerisindeki pozisyonu radyoloji uzmanı ile detaylı değerlendirilmeli ve onarımın plastik cerrahi uzmanı ile beraber değerlendirilmesi önerilir.

KORUYUCU RİSK AZALTICI MASTEKTOMİ (PROFİLAKTİK RİSK AZALTICI MASTEKTOMİ)

Son yıllarda genetik bilimindeki gelişmeler ve aile öyküsünün meme kanserinde önemli olduğunun bilinmesi sonucunda meme kanseri tanısı almadan yüksek risk profiline sahip bir grup kadına koruyucu amaçlı risk azaltıcı mastektomiler eş zamanlı olarak plastik cerrahi işlemlerinden olan meme onarımı yöntemleri ile birlikte yapılmaktadır. Profilaktik mastektomi uygulanması için kişinin meme kanseri ile ilgili genetik testleri yaptırıp,genetik danışmanlık almalı ve sonra meme cerrahı ile olabilecek bütün seçenekleri ( estetik beklentileride dahil edilerek)konuşmalı ve öyle karar vermelidir.



ONKOPLASTİK CERRAHİ


Onkoplastik meme cerrahisi tanımı meme kanseri nedeniyle yapılacak cerrahi bir girişim ile birlikte memede daha iyi bir estetik sonuç yaratacak kozmetik girişimin beraber planlanması demektir.

Meme koruyucu cerrahide uygulanan meme onarımı işlemleri;

    » Klasik meme koruyucu cerrahi ile: Meme içerisinden tümör çıkarıldıktan sonra geride kalan memede ciddi şekil bozukluğu (deformite)oluşursa meme içerisinden doku çevirme-kaydırma yöntemleri ile deformiteler düzeltilebilir.
    » İri memelerde (Makromasti) kanser cerrahisi ile beraber meme küçültme yöntemi ile birlikte yapılabilir.Hastalar bu yöntemle kanser ameliyatlarını olur, büyük meme nedeniyle yaşadıkları sorunlardan (meme ağrısı, sırt ağrısı, omuz ağrısı, hareket kısıtlılığı, meme altında geçmeyen pişikler, omurga eğriliği riski v.b.) kurtulurlar.
    » Risk azaltıcı cerrahi (profilaktik-koruyucu mastektomi ve onarım)
    » Cilt koruyucu mastektomi ile birlikte onarım
    » Mastektomi sonrası onarım

Memenin onarımının (memenin yeniden yapılandırılması) kadınların operasyon sonrası psikolojik durumları üzerine olumlu etkilerinin olduğu ve ciddi bir zorluğa neden olmaksızın hastaların takiplerinin rahatlıkla yapılabildiği birçok çalışmada gösterilmiştir. Hastalığın tekrar etmesi veya kanser tedavisinin başarısı üzerine hiçbir olumsuz etkisi yoktur.Onkolojik güvenliği yüksek ameliyatlardandır.

Hastayla tedavi planı hakkında konuşurken kişinin onkolojik ve kozmetik ihtiyaçları dikkate alınmalıdır. Hastanın yaşı, medikal ve psikososyal durumu, kadının istek ve beklentileri dikkate alınarak dengeli bir karara varılmalıdır.

Meme onarımı meme kanseri nedeniyle yapılan ameliyat ile aynı seansta (eş zamanlı onarım) olabileceği gibi,kanser tedavileri (ilaç ve ışın ) tedavileri bittikten sonra ayrı bir seansta da (geç zamanlı onarım) yapılabilir. Günümüzde daha çok tercih edilen teknik, psikolojik sonuçlarının daha iyi olması nedeniyle eş zamanlı meme onarımıdır. Bu yöntemde ikinci bir cerrahi işleme gerek kalmaz..

Meme onarımı hasta için güvenli bir işlem olmalıdır. Belirgin bir işlevsel bozukluk kalmamalı, komplikasyon oranları minimal olmalı ve eş zamanlı onarımdan sonra kanser tedavilerinin başlanılmasında herhangi bir gecikme olmamalıdır. Meme onarımında değişik yöntemler kullanılabilir:

1. Sadece sentetik implantlar (silikon protezler, dış çeperi silikon içi serum fizyolojik (tuzlu su) ile doldurulanlar, vb.)

2. İmplant ve hastanın kendi dokularının beraber kullanıldığı işlemler (Kombine)

3. Sadece hastanın kendi dokularının kullanıldığı girişimler



SADECE SENTETİK İMPLANTLAR İLE YAPILAN ONARIM



Bu amaçla iki tip protez kullanılır:

• Geciçi bir süreliğine yerleştirilen doku genişleticiler
• Kalıcı meme implantları

Doku genişleticiler kalıcı implantın yerleştirilmesinden önce meme derisine elastikiyet kazandırmak amacıyla kullanılırlar. İçerisindeki hazneye giderek artan miktarlarda serum fizyolojik enjekte edilerek aşamalı olarak şişirilirler.Hasta onkolojik tedavilerini tamamladıktan sonra zamanı geldiğinde çıkartılarak bollaşmış olan meme cildinin içerisine kalıcı implant yerleştirilir veya bazı özel tip doku genişleticileri kalıcı implant gibi yerinde bırakmak mümkündür.

Kalıcı implantlar, Meme estetik cerrahisinde sıklıkla kullanılan silikon protezlerdir. Son yıllarda yapılan çalışmalar bu amaçla silikon kullanımının güvenli olduğunu ortaya koymuştur.

Meme onarımı amacıyla sadece sentetik implant kullanımı sırtında veya karnında ameliyat yapılmasını istemeyen hastalar tarafından tercih edilir yada anatomik olarak yapısı uygun olmayan hastalara önerilir..

Diğer memesi küçük ve orta hacimli kadınlar da daha iyi bir kozmetik sonuç sağlar.

Gerek doku genişletici gerekse de kalıcı implant ile yapılan onarım işlemlerinde protez göğüs ön duvarı kaslarının altına yerleştirilir.

İMPLANT VE HASTANIN KENDİ DOKULARININ BERABER KULLANILDIĞI İŞLEMLER (KOMBİNE)

Bu amaçla en sık kullanılan kas-deri dokusu (flebi) sırttaki latissimus dorsi kasıdır. Kalıcı implant göğüs ön duvarı kaslarının üzerine ve sırttan kaydırılan latissimus dorsi kas-deri flebinin altına yerleştirilir.

Özellikle mastektomi sonrası meme deri flebinde belirgin defekt olduğu durumlarda, sadece implant kullanılarak yapılan işlem yeterli olmayacağı ve iyi bir kozmetik sonuç bırakamayacağı için kas-deri flebi ile onarım gerekecektir.

Orta ve büyük çaplı memelerde iyi bir kozmetik sonuç elde edilebilir. Sırttaki kesi izinin sütyen çizgisi altında kalmasına özen gösterilir.

SADECE HASTANIN KENDİ DOKULARININ KULLANILDIĞI GİRİŞİMLER

Hastanın kendi dokularından yararlanmak düşünüldüğünde sıklıkla latissimus dorsi kas-deri flebi (LD flep - sırt kası) ve transversus rektus abdominis flebi (TRAM flep - karın ön duvarı kas ve yağ dokusu) kullanılmaktadır.

Latissimus dorsi kas-deri flebi (LD flep - sırt kası)



Orta büyüklükte memeleri olan hastalarda latissimus dorsi kas-deri flebi onarım için uygun bir tercihtir. Gerektiğinde flebin altına bir protez koyarak (diğer memede herhangi bir cerrahi işleme gerek kalmadan) uygun simetri ve görünüm sağlanabilir. Bu işlemle onarım birçok hastada sağlamlığı, potansiyel doku hacmi (± protez) ve komplikasyon oranlarının düşük olması nedeniyle günümüzde öncelikle tercih edilmesi gereken bir tekniktir.

Transversus rektus abdominis flebi (TRAM flep - karın ön duvarı kas ve yağ dokusu)



Karşı meme ile uygun bir simetri yakalamak için daha fazla dokuya ihtiyaç duyulan hastalarda tercih edilir. İki tipi vardır:

• Pediküllü (damarları korunarak flebin transfer edilmesi)
• Serbest (flebi besleyen damarların kesilip, doku transferi yapıldıktan sonra uygun şekilde yeniden damarlarla birleştirilmesi)

Serbest TRAM flebin kozmetik sonuçları daha iyidir ancak daha uzun süren ve daha çok tecrübe gerektiren bir ameliyattır. Operasyon sırasında mikrocerrahi tekniklere ihtiyaç duyulur.

TRAM-flep ile onarım sonrasında karın ön duvarında fıtık oluşmaması için karın duvarına sentetik-yama koymak gerekebilir. Daha önceden karın bölgesi operasyonu geçirmiş olan hastalar için uygun bir tercih değildir.



KOLTUK ALTINA YÖNELİK YAPILAN CERRAHİ

Meme kanserinde yayılma potansiyeli olan kanser hücreleri memenin lenfatik akımının en yoğun olduğu koltuk altı (aksilla) lenf bezelerine yayılabilmektedir.Bu açıdan koltuk altı kanserli olan lenf bezelerinin incelenmesi hastalığın patolojik evresi, tedavinin hangisi olacağının belirlenmesi ve tedavinin sonuçları açısından önemlidir.Koltuk altı lenf bezelerinde kanser hücreleri bulunursa bu hastalığın vucudun diğer bölgelerine dağılma olasılığının daha yüksek olduğunu gösterir. Bu açıdan meme kanserinin tedavisinde koltuk altı lenf bezelerine yönelik yapılan işlemler önem kazanmaktadır.



KOLTUK ALTI LENF BEZİ DİSSEKSİYONU (ÇIKARILMASI)

Meme kanserinde klasik bir cerrahi yöntemdir.Genellikle memeye uygulanan kesi ile yapılır.Meme koruyucu cerrahi de ise koltuk altına yapılan ayrı bir kesi ile yapılır.İncelikli bir işlemdir.Koltuk altında bulunan lenf bezelerinin temizlenmesi işlemidir.Alınan lenf bezleri patolojik incelemeye gönderilir.Cerrahi sonrasında koltuk altına biriken sıvıyı boşaltmak için vakumlu emici dren (hemovac) yerleştirilir.



BEKÇİ LENF DÜĞÜMÜ BİYOPSİSİ (SENTİNEL LENF NODU BİYOPSİSİ-SLNB)




Meme kanseri cerrahi uygulamaları arasında belki hastanın yaşam kalitesinin önemsenmesi adına en önemli cerrahi gelişmelerden biridir.Uzun yıllar yapılan çalışmalar sonucunda meme kanserinde koltuk altı lenf bezelerinin çıkarılmasının (diseksiyonunun) hastalığın sağkalımında çok etkili olmadığı hastalığın seyri hakkında bilgi verdiği ve koltuk altında kanserli beze varsa çıkarılarak lokal kontrolün sağlandığı gösterilmiştir. Meme kanserinde erken evrede hastaların yaklaşık %70 inde koltuk altı bezelerinde kanser hücresi olmadığıda bilimsel bir gerçektir.İşte bekçi lenf düğümü biyopsisi bu grup hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kolda şişlik (lenfödem) gibi durumların önüne geçiyor. Meme kanseri cerrahisinde son 20-25 yılda uygulanan bekçi lenf düğümü biyopsisi ile koltuk altındaki lenf bezleri hakkında genellikle ameliyat esnasında yapılan işlemlerle fazla lenf bezesi çıkarmaksızın koltuk altında hastalığın durumu hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz.

Bu cerrahi yöntemde hasta anestezi altında iken ameliyatın başlangıcında memeye mavi boya ve/veya minimal dozda radyoaktif madde vererek koltuk altını inceliyoruz.Boyalı ve/veya aktivitesi olan lenf bezini buluyoruz ve bu lenf bezine Bekçi (Sentinel)lenf bezi diyoruz.Bu bezeyi ameliyat esnasında hasta uyurken patolojik incelemeye gönderiyoruz.Patolojik inceleme sonucunda bu bezede kanser hücresi yoksa diğer bezeleri çıkarmıyoruz.Bu şekilde hastanın yaşam kalitesini bozan kolda şişlik (Lenfödem) ve omuz hareketlerinde kısıtlılık gibi olumsuzluklarla hastalarımız çok daha az karşılaşıyor.Eğer bekçi bezede kanser hücresi varsa ;memeye yapılan ameliyatın şekline,tümörün özelliklerine ve bekçi lenf bezesinin sayısı ve özelliklerine göre kimi zaman diğer koltuk altı lenf bezleri ameliyatla çıkarılabiliyoruz.Koltuk altına yönelik yapılan bu işlem eğer ameliyat öncesinde yapılan muayene,görüntüleme ve patolojik incelemeler sonucunda hastanın koltuk altında kanserli olabilecek lenf bezesi yoksa yapılabiliyor.Bekçi lenf düğümü biyopsisin deneyimli meme cerrahları tarafından öğrenme eğrisi tamamlandıktan sonra hastalara yapılması öneriliyor.





MEME CERAHİSİ ÖNCESİ SONRASI

Hastalarımıza meme kanseri tanısı biyopsi yöntemleri ile verildikten sonra hastalığın hangi aşamada olduğunu bilmek önemlidir.Evreleme yöntemleri ile evreleme yapılır.Hastaya cerrahi işlem uygulanacak ise ilk önce meme kanseri cerrahisi ile ilgili detaylı bilgi veriyorum.Daha sonra hastanın bütün tetkikleri ile beraber hastalığın kapsamına uygun olarak hasta için en uygun cerrahi yöntem hakkında önerilerimi sunuyor ve gerektiğinde plastik cerrahi uzmanı ile birlikte hastamı değerlendiriyorum.Hasta cerrahi seçenekler hakkında bilgi aldıktan sonra kendisininde tedavi kararına katılımı ile uygun olan cerrahi yöntem için işleme başlıyoruz.

Cerrahi öncesinde ameliyat hazırlığı olarak kan testleri yapılıyor ve anestezi uzmanı ameliyat için değerlendiriyor.Ameliyat gününde hasta odasında meme cerrahı tarafından tekrar görülüyor ve memeye ameliyatla ilgili çizimler yapılıyor.Eğer hastaya ameliyat sırasında patolojik inceleme yapılacaksa patoloji uzmanı bilgilendiriliyor.Meme ameliyatları genellikle ameliyatın şekline göre genel anestezi altında uygulanıyor ve ameliyatın tipine göre işlem ortalama 2 – 4 saat arası sürüyor.Hasta cerrahi sonrasında uyandıktan sonra odasına alınıyor.(çok nadir olarak yoğun bakım ihtiyacı olabiliyor) Ameliyat sonrası ağrı tedavisi için güçlü ağrı kesicilerle ve ilk 8 saat için serum tedavisi uygulanıyor.Ameliyattan 6 saat sonra hastaya sıvı gıda başlanıyor.Ertesi gün normal gıda öneriliyor.Ameliyatta ameliyat bölgesinde biriken sıvının boşaltılması için vakumlu dren (hemovac) kullanılmışssa günlük olarak drenler boşaltılıp takip ediliyor.

Meme cerrahisi sonrası hastalar hastanede genellikle 2-3 gün misafir ediliyor.Antalya dışında gelen hastalarımız için arzu edildiğinde bu süre uzatılabiliyor. Günlük pansumanlar ile cerrahi tedavi tamamlanıyor.Ameliyat sonrasında 5 ile 7 gün içerisinde patoloji sonuçları geldikten sonra hastaya sonuçlar ve olabilecek tedaviler hakkında bilgi veriliyor ve ilgili uzmana (Genellikle tıbbi onkoloji uzmanı) yönlendiriliyor.Hasta daha sonra uygun aralıklarla takip amacı ile kontrole çağrılıyor.

Site içeriğinde bulunan bilgiler sadece
bilgilendirme amaçlıdır, bu bilgiler kesinlikle
hekimin hastasını tıbbi amaçla
muayene etmesi ve tanı koyması yerine geçmez.

Tüm hakları Op. Dr. Ali Özlük'e aittir © 2016    |    Tasarım Ajansweb